Hemoroid tedavisi, hastanın yaşadığı şikâyetlere, hemoroidin iç veya dış yerleşimli olmasına ve hastalığın derecesine göre planlanır. Her hemoroid vakası ameliyat gerektirmez. Beslenme ve tuvalet alışkanlıklarının düzenlenmesinden girişimsel yöntemlere ve cerrahi tedaviye kadar farklı seçenekler bulunur. Bu nedenle doğru tedaviyi belirlemek için öncelikle şikâyetin gerçekten hemoroidden kaynaklandığını ortaya koymak gerekir.
Hemoroid toplumda oldukça sık karşılaşılan bir makat bölgesi problemidir. Özellikle dışkılama sırasında kanama, makatta şişlik, kaşıntı, rahatsızlık hissi veya dışarı çıkan doku gibi belirtiler kişinin günlük yaşamını etkileyebilir. Ancak benzer belirtiler anal fissür, anal fistül ve bazı bağırsak hastalıklarında da görülebilir. Bu nedenle özellikle tekrarlayan makat kanamasını yalnızca “basur” olarak değerlendirmek doğru bir yaklaşım değildir.
Hemoroid Tedavisine Başlamadan Önce Tanı Neden Önemlidir?
Hemoroid tedavisinde ilk adım doğru tanıdır. Hekim hastanın şikâyetlerini, bağırsak alışkanlıklarını, kabızlık veya ishal durumunu ve belirtilerin ne kadar süredir devam ettiğini değerlendirir.
Fizik muayene ve gerekli durumlarda anal kanalın değerlendirilmesini sağlayan yöntemler tanıya yardımcı olur. Bazı hastalarda yaş, kanamanın özellikleri, aile öyküsü veya eşlik eden bağırsak yakınmaları nedeniyle daha ileri incelemeler gündeme gelebilir.
Özellikle makattan kanama konusunda dikkatli davranmak gerekir. Hemoroidler parlak kırmızı kanamaya yol açabilse de bağırsak sisteminden kaynaklanan farklı hastalıklar da rektal kanama oluşturabilir. Bu nedenle uzun süren veya tekrarlayan kanamanın değerlendirilmesi önem taşır.
Hemoroid Tedavisinde Yaşam Tarzı Değişiklikleri
Erken dönemde ve hafif şikâyetlerde tedavinin önemli bölümlerinden birini bağırsak alışkanlıklarının düzenlenmesi oluşturur.
Liften zengin beslenmek dışkının daha yumuşak olmasına yardımcı olur. Yeterli sıvı tüketmek de lifli beslenmenin etkisini destekler. Tuvalette uzun süre oturmak ve dışkılama sırasında aşırı ıkınmak ise hemoroid şikâyetlerini artırabilir.
Günlük yaşamda şu alışkanlıklar önem taşır:
- Sebze, meyve, bakliyat ve tam tahıllar gibi lif kaynaklarını artırmak
- Yeterli sıvı tüketmek
- Kabızlığı kontrol altına almak
- Tuvalet ihtiyacını uzun süre ertelememek
- Tuvalette gereğinden uzun süre kalmamak
- Dışkılama sırasında aşırı ıkınmaktan kaçınmak
- Düzenli fiziksel aktiviteyi günlük yaşama eklemek
Bu değişiklikler bazı hastalarda yakınmaların belirgin şekilde azalmasına yardımcı olsa da ileri derecede sarkma veya sürekli kanama yaşayan kişilerde tek başına yeterli kalmayabilir.
Hemoroid İçin İlaç ve Lokal Tedaviler
Hemoroid şikâyetleri için kullanılan bazı kremler, pomatlar ve fitiller özellikle kaşıntı, hassasiyet ve rahatsızlık hissini kısa süreli azaltmayı amaçlar.
Ancak burada önemli bir ayrım bulunur: Şikâyetin azalması ile hemoroid hastalığının tamamen ortadan kalkması aynı şey değildir.
Özellikle uzun süredir devam eden kanama veya dışarı çıkan hemoroid dokusu varsa yalnızca krem kullanarak tedaviyi sürdürmek altta yatan tablonun değerlendirilmesini geciktirebilir.
Reçetesiz kullanılan bazı ürünlerin de uzun süre kontrolsüz kullanılması yerine, yakınmalar devam ediyorsa hekim değerlendirmesi tercih edilmelidir. NIDDK de evde uygulanan tedavilere rağmen yaklaşık bir hafta içinde düzelmeyen belirtilerde veya rektal kanama varlığında sağlık profesyoneline başvurulmasını önerir.
Ameliyatsız Hemoroid Tedavisi Mümkün mü?
Evet. Her hemoroid hastasında cerrahi tedavi gerekmez.
Özellikle uygun iç hemoroid vakalarında muayenehane veya girişim ünitesi koşullarında uygulanabilen farklı yöntemler bulunur. Lastik bant ligasyonu, skleroterapi ve bazı koagülasyon yöntemleri bunların arasında yer alır.
Lastik Bant Ligasyonu
Bant ligasyonunda iç hemoroid dokusunun tabanına özel bir lastik bant yerleştirilir. Bu işlem dokunun kanlanmasını azaltarak zaman içinde küçülmesini amaçlar.
Her hemoroid tipi için uygun değildir. Bu nedenle yöntemin hastanın muayene bulgularına göre seçilmesi gerekir.
Skleroterapi
Skleroterapide hemoroid dokusuna özel bir madde uygulanarak bölgedeki damar yapısının küçülmesi hedeflenir. Uygun hasta seçimi burada da önem taşır.
Lazer ve Diğer Girişimsel Yöntemler
Hemoroid tedavisinde lazer ve Doppler eşliğinde uygulanan yöntemler de belirli hasta gruplarında gündeme gelebilir.
Prof. Dr. Emre Sivrikoz’un hemoroid tedavisine ilişkin yaklaşımında da hastalığın evresine göre yöntem seçimi öne çıkar. Sivrikoz, erken evrelerde girişimsel yöntemlerin değerlendirilebildiğini, üçüncü derece hemoroidlerde hasta seçiminin önem kazandığını ve ileri derece hastalıkta cerrahinin gündeme gelebildiğini belirtiyor.
Bu nedenle “lazer herkes için en iyi yöntemdir” veya “hemoroid kesinlikle ameliyatsız tedavi edilir” gibi genellemeler doğru değildir.
Hemoroid Ameliyatı Ne Zaman Gündeme Gelir?
İleri derecede hemoroid, belirgin sarkma, tekrarlayan kanama veya diğer yöntemlere rağmen devam eden şikâyetler cerrahi seçeneğin değerlendirilmesine neden olabilir.
Hemoroidektomi, sorun oluşturan hemoroid dokusunun cerrahi yöntemle çıkarılmasını temel alan bir operasyondur. Özellikle büyük dış hemoroidlerde veya ileri derecede prolabe iç hemoroidlerde cerrahi tedavi seçenekleri değerlendirilebilir.
Ancak ameliyat kararı yalnızca hemoroidin görünümüne bakılarak verilmez. Hastanın şikâyetleri, hastalığın derecesi, mevcut sağlık durumu ve daha önce uygulanan tedaviler birlikte değerlendirilir.
Hemoroidin Derecesi Tedaviyi Nasıl Etkiler?
İç hemoroidler genel olarak sarkma derecesine göre sınıflandırılır.
Birinci derece hemoroidlerde belirgin dışarı çıkma görülmezken ikinci derecede dışkılama sırasında dışarı çıkan dokunun kendiliğinden geri dönmesi söz konusu olabilir. Üçüncü derecede hasta dokuyu elle geri itmek zorunda kalabilir. Dördüncü derecede ise dışarı çıkan doku kalıcı hale gelebilir.
Derece ilerledikçe uygulanacak tedavi yaklaşımı da değişebilir.
Prof. Dr. Emre Sivrikoz’un klinik yaklaşımında standart bir yöntemi tüm hastalara uygulamak yerine muayene, gerekli tanısal incelemeler ve kişiye özel planlama öne çıkıyor. Kolorektal cerrahi ve kompleks proktoloji alanlarında çalışan Sivrikoz, hemoroid gibi makat hastalıklarında tedavi kararını hastanın fonksiyonunu ve yaşam kalitesini de dikkate alarak planladığını belirtiyor.
Hemoroid Tekrarlar mı?
Hemoroid tedavisinden sonra kişinin bağırsak ve tuvalet alışkanlıkları önemini korur.
Kronik kabızlık, uzun süre ıkınma ve tuvalette uzun süre oturma gibi alışkanlıkların devam etmesi zaman içinde tekrar şikâyet yaşanmasına katkıda bulunabilir. Bu nedenle başarılı bir tedavi yalnızca mevcut hemoroid dokusuna müdahale etmeyi değil, hastalığı tetikleyen faktörleri de kontrol altına almayı hedefler.
Lifli beslenme, yeterli sıvı tüketimi ve düzenli bağırsak alışkanlığı bu sürecin önemli parçaları arasında yer alır.
Hangi Durumlarda Doktora Başvurmak Gerekir?
Özellikle şu durumlarda değerlendirmeyi ertelememek gerekir:
- Tekrarlayan veya artan makat kanaması
- Dışkılama sırasında sürekli dışarı çıkan doku
- Şiddetli makat ağrısı
- Makatta ani gelişen ve hassas bir şişlik
- Evde uygulanan yöntemlere rağmen geçmeyen yakınmalar
- Bağırsak alışkanlığında belirgin ve kalıcı değişiklikler
Şiddetli anal ağrı ile birlikte yoğun rektal kanama, ateş, ishal veya karın ağrısı gibi belirtiler bulunuyorsa daha hızlı tıbbi değerlendirme gerekebilir.
Hemoroid tedavisinde amaç yalnızca mevcut şikâyeti azaltmak değil, şikâyetin kaynağını doğru belirlemek ve hastaya uygun yöntemi seçmektir. Erken evrede yaşam tarzı düzenlemeleri veya girişimsel yöntemler yeterli kalabilirken ileri vakalarda cerrahi seçenekler gündeme gelebilir.

